Ayın Konusu

Akciğer Kanseri

AKCİĞER KANSERİ

      GİRİŞ ve EPİDEMİYOLOJİ: Akciğer Kanseri (AK) dünyada kanser ölümlerinin bir numaralı nedeni olup her yıl ortalama 1.8 milyon hasta bildirilmektedir. Ülkemizde yüzbinde 66 oranı ile erkeklerde en sık görülen kanserdir. Ülkemizde erkeklerde AK oranı diğer kanserler içinde % 25.7, kadınlarda % 4.8 dir. Kadınlarda sıklık giderek artmaktadır.Türkiye’de yılda ortalama 30 000 hastaya tanı konulduğu tahmin edilmektedir.

         ETYOLOJİ: AK’ nin en önemli nedeni sigaradır (%90). Bilinen diğer nedenler asbest maruziyeti, radon gazı, ağır metaller, geçirilmiş akciğer hastalıklarının sekelleri ve genetik faktörlerdir. AK’ nden korunma ve önlemede etkili bir ilaç ve tıbbi yöntem yoktur. Sigaraya başlanmasını engelleyecek etkin halk sağlığı politikalarının oluşturulması, tütün ürünlerinin ( sigara, puro, pipo, nargile ) denetim altında tutulması, nikotin bağımlılarına tıbbi ve sosyal destek verilmesi, sigara bırakma tedavisinin devletçe karşılanması  ve konuya toplumun farkındalığının artırılması günümüzde en önemli stratejidir.

       KORUNMA ve TARAMA : B Carotene,Vit E,Retinoidler,N-Acetylecysteine ,

     İsotretinoin,Aspirin, Selenium,Prostacyclin analogları, cyclooxygenase  inhibitörleri,İnhale Steroidler,pioglitazone,myoinositol ,Çay ekstreleri, Metformin gibi  maddelerin primer,sekonder ve tersiyer  korunmada yerleri yoktur. Akciğer grafisi ve balgam tetkikleri ile taramanın bir yararı olmadığı gösterilmiştir. 2011 yılında 55-74 yaş arası ve 30 paket/yıl sigara içen 50 000 kişide ABD ‘ de yapılan bir araştırmada hastalara üç yıl üst üste akciğer grafisi ve düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı tomografi çekilmiş olup BT çekilen gurupta  AK’nden ölüm oranlarında % 20 azalma  tesbit edilmiş ve  bu yöntem uluslar arası rehberlere girmiştir. Ülkemizde de belirtilen guruplara pilot uygulama yapılmasının yararlı olacağı AK ile ilgilenen dernekler tarafından  yetkililere teklif edilmiştir.      

     TANI ve EVRELEME :AK sinsi bir hastalıktır.Genellikle geç dönemde ve ileri evrede tanı konmaktadır.Hastalığın topluma sosyal ve ekonomik olarak ciddi bir yükü vardır.

     AK’nin tanı ve evrelemesinde mültidisipliner yaklaşım birinci derecede önemlidir.Göğüs hastalıkları,göğüs cerrahisi, radyoloji, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi ve nükleer tıp uzmanlarından oluşan bir konseyin tüm olguları değerlendirmesi ve ortak kararların alınması hastalıkla mücadelede başarı şansını artıracaktır.

 Hastalık tipi,evresi ve tuttuğu bölgeye göre lokal ve sistemik belirtiler verebilir. En sıklıkla geçmeyen öksürük, kronik öksürüklü kişilerde öksürüğün karakterinde değişiklik, balgam, kan tükürme, göğüs,sırt ve omuz ağrıları, nefes darlığı, hışırtılı solunum, ses kısıklığı,tekrarlayan solunum yolu infeksiyonları,pnömoniler,iştahsızlık, kilo kaybı,halsizlik, yorgunluk, isteksizlik görülebilir. AK en çok beyin, kemikler ve kemik iliği, karaciğer ve böbrek üstü bezlerine metastaz yapar.Bu metastazların yerine bağlı olarak hastada baş ağrısı, denge bozuklukları, felçler,kol ve bacaklarda ağrı ve zayıflama, kemik ağrıları,sarılık  gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca kanserin direkt yayılımına bağlı olmayan ancak bilhassa nöroendokrin tipte AK ile ilgili olarak birtakım belirti ve bulgular olabilir ki bunlara paraneoplastik sendromlar denir. Cushing sendromu,hiperkalsemi,karsinoid sendrom gibi hormonal; anemi, venöz tromboembolizm gibi hematolojik; immünolojik; hipertrofik pulmoner osteoartropati gibi iskelet sistemi ile ilgili ve  dermatolojik belirti ve bulgular klasiktir.

       AK tanı ve evrelemesinde bronkoskopik , radyolojik ve nükleer tıbbi  yöntemler ( BT,PET-CT,MRI,USG vs.) , mediastinoskopi ,VAMS, VATS, torakotomi gibi cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Önemli olan en kısa sürede ve en az invazif yöntemi kullanarak histopatalojik tanıyı(doku tanısını ) koymak ve evrelemeyi tamamlamaktır.

       TEDAVİ ve YENİ GELİŞMELER : Tedavide hastalığın tipi ve evresine göre karar verilir. AK’nin iki tipi vardır : Küçük hücreli AK ve küçük hücreli dışı AK . Küçük hücreli akciğer kanseri daha hızlı seyreder, daha çabuk metastaz yapar, kemoterapi ve radyoterapiye daha iyi cevap verir. Küçük hücreli dışı AK ‘de ise öncelikle cerrahi tedavi yapılmaya çalışılır, kemoterapi ve radyoterapi olgunun evresine göre uygulanır.  

       Son yıllarda erken evre olup tıbbi nedenlerle ameliyat olamayan hastalarda radyocerrahi yöntemler (Whole Body Stereotactic RT, Siberknife RT) kullanılmaya başlanmıştır . İleri evre ve metastatik olan adenokarsinom tipinde ve gen mutasyonu tesbit edilen bazı hasta guruplarında   akıllı ilaç tedavisi (hedefe yönelik tedavi ) uygulanmaktadır. Robotik cerrahi yöntemler erken evre hastalarda bazı merkezlerde başlamıştır.

       İleri evre Akciğer kanseri ile ilgili olarak aşı çalışmaları ( immune check point inhibitors) halen devam etmektedir. AK tanısı konan hastaların sigaraya devamı halinde hastalık nüksetmektedir. Hastaların bu konuda mutlaka uyarılması gerekir.

        SONUÇ : Bu yazıdan anlaşılacağı gibi akciğer kanserinde önemli olan sigara ile mücadele ve erken tanı ve tedavidir. Akciğer kanseri şüpheli hastaların mutlaka yukarıda bahsedilen  mültidisipliner yaklaşımın uygulanacağı deneyimli bir ekibin bulunduğu merkezlere yönlendirilmeleri  ve sigarayı bırakmaları uygun olacaktır.

 

                                                                PROF.DR.ATTİLA SAYGI

                                     Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı