Ayın Konusu

Ebola virüs hastalığı

EBOLA VİRÜS HASTALIĞI

Ebola virüsün (EV) sebep olduğu Ebola virüs hastalığı (EVH) vücutta ateş ve kanamalarla seyreden kanamalı viral enfeksiyon hastalıklarındandır. EVH insanlarda şiddetli ve çoğu zaman ölümcül seyreder. Salgın sırasında ölüm oranı %90’lara ulaşabilmektedir (%25-90).

İlk EV türleri 1976 yılında Kongo’da Ebola nehri yakınlarında bulunmuştur. O zamandan beri çeşitli düzensiz salgınlara yol açmıştır. Batı Afrika’da Mart 2014’de başlayan EV salgınında Ekim 2014 itibarı ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Gine, Liberya ve Sierra Leone sağlık bakanlıklarından 3091’i ölümle sonuçlanan kanıtlanmış, muhtemel ve şüpheli 6573 olgu (ölüm oranı %50) bildirilmiştir. Bu salgın Batı Afrika’da bugüne kadar saptanan en büyük salgındır. 1976’dan bu yana 24 salgında toplam 1500 kişi ölmüşken bu salgında ölen sayısı 3000’i geçmiştir. Yine de ölüm oranı eski salgınlara oranla nispeten daha düşük seyretmektedir.

EV’in beş alt türü tanımlanmıştır. Dört tür insanlarda hastalığa yol açarken bir türün primatlarda hastalık oluşturduğu görülmektedir. Batı Afrika salgınına sebep olan suş Zaire (EBOV) suşudur. EV’lerin doğal rezervuarları tam olarak bilinmemekle birlikte mevcut kanıtlar ve benzer virüslerin doğası gereği virüsün zoonotik (hayvan kaynaklı) olduğu ve muhtemel rezervuarın meyve yarasaları olduğu düşünülmektedir. Afrika’da hasta veya ölmüş şempanze, goril, yarasa, maymun, antilop ve kirpilerden EV saptanmıştır. EV ile infekte bir hayvanın kanı, çeşitli salgıları veya organları ile temas edildiğinde; bütünlüğü bozulmuş deri (çatlaklar, çizikler) ve mukozalardan virus insana bulaşmaktadır. İnkübasyon periyodu ortalama 8-10 (2-21) gündür. EV, hasta kişinin vücut salgıları, kanı ve organları ile temas sonucunda toplum içinde insandan insana kolayca bulaşabilmektedir. Kan ve vücut salgıları ile kontamine objelerle temas da indirekt yoldan bulaşmaya neden olur. Bulaşma ancak ateş yükselmesi sonrasında belirtilerin ortaya çıktığı andan itibaren başlar. Hastalıktan iyileşenler vücut salgıları ile haftalarca virusu etrafa saçarlar. İyileşme sonrasında semende ve anne sütünde 3 aya kadar virüs saptanmıştır. Virus dış ortamda sıvı ya da kuru materyal içinde birkaç güne kadar canlılığını koruyabilmektedir. Respiratuvar yoldan aerosollerle bulaşın daha önceki salgınlarda medikal işlemler sırasında gerçekleştiği raporlanmıştır.

EKA hastalarının bakım ve tedavisini yapan ya da klinik örneklerini işleyen sağlık personeli için bulaşma riski söz konusudur. Mevcut salgında iki sağlık personeline bulaşma olmuştur. Bu nedenle şüpheli ve tanımlanmış olgulara yaklaşımda enfeksiyon kontrol önlemlerinin alınması çok önemlidir.

EVH yüksek ateş, şiddetli halsizlik, iştahsızlık, kas eklem ağrıları, baş ve boğaz ağrısı şikayetleri ile başlar. Bunları bulantı, kusma, baş, kol ve gövdede makulopapüler döküntüler, göğüs ağrısı, nefes alma güçlüğü, yutmada zorluk takip eder. Daha sonra böbrek ve karaciğer fonksiyonları bozulur ve burundan, ağızdan, mide ve barsaklardan kanamalar başlar. Kanama hem vücut dışındaki yüzeylerde, hem de vücut içinde mukoza, doku ve organlarda olur. Laboratuvarda lökopeni, trombositopeni ve karaciğer enzimlerinde artış görülür. Belirtiler başladıktan sonra hastalık hızla ilerler ve genellikle 8-10 günde hasta kaybedilir. Hastalık sebep olan suşa ve hastanın sağlık hizmeti alıp almadığına göre %25-90 oranında fetal seyretmektedir.

EVH tanısından önce tifo, sıtma, şigelloz, kolera, leptospiroz, hepatit ve diğer viral kanamalı ateşe sebep olan etkenler araştırılarak ekarte edilmelidir. EVH tanısı için kanda ve sekresyonlarda virus, virusa ait nükleik asitler (RT-PCR) ya da serumda antikorlar (IgM ve IgG) araştırılabilmektedir.

Etkili bir antiviral ajan henüz yoktur. Tedavi tümüyle destek tedavisi ile sınırlıdır. Korunma için de henüz lisans almış bir aşı bulunmamaktadır fakat 2 aşı için insan faz 1 çalışmalarına başlandığı bildirilmektedir. Salgın olan bölgeye mümkünse salgın süresince gidilmemesi bulaşmayı önleme açısından önemlidir. Virus çamaşır suyuna, deterjanlara ve %2 gluteraldehid solüsyonlarına duyarlıdır. Ellerin sık olarak sabunla yıkanması veya %60’lık alkolle ellerin silinmesi korunmada etkilidir. Kontamine yüzeylerin temizlenmesinde 1/10’luk çamaşır suyundan (sodyum hipoklorid) faydalanılabilir. Sağlık hizmeti verenlerin N95 maske, çift eldiven, sıvı geçirmeyen önlük gibi ekstra koruyucu önlemleri alması gerekmektedir. Laboratuvarlarda çalışanlar da tüm yüzü (özellikle ağız, burun ve gözleri) kapatacak şekilde maske-gözlük, sıvı geçirmeyen önlük ve eldiven kullanmalı ve örnekler sınıf 2 biyogüvenlik kabinlerinde işlenmelidir. Şüpheli hastalarda medikal olarak aerosol oluşturacak işlemlerden kaçınılmalıdır.