Kalça ve Dizde Kireçlenme

Kalça Kireçlenmesi Nedir?
Kalça eklemi ağırlığınızı taşıdığı için aşınma ve bozulmaya en sık uğrayan eklemlerdendir. Bu durum tıpta osteoartrit, günlük kullanımda kireçlenme olarak adlandırılır ve kalçanın en sık rastlanılan hastalığıdır. Tüm eklemlerde olduğu gibi kalça ekleminin hem topu hem de yuvası kıkırdakla kaplıdır. Kıkırdak yapı bu iki kemiğin birbiri üzerinde ağrısız ve minimal sürtünme ile kaymasını sağlar. Kalça kemiğinin ilerleyici karakterde, emik ve çevre yumuşak dokuları tutarak eklemi bozan primer veya ikincil nedenlere bağlı olarak gelişen bir yıpranma hastalığıdır. Normal kalça yürüme sırasında, tek ayak üstüne basıldığında vücut ağırlığının 4 katı kadar yük taşıyabilir. Hastalık genellikle 40-45 yaşları arasında daha sık görülür. Kadın ve erkeklerde eşit oranda rastlanır.

Kalça Kireçlenmesi Belirtileri
* Hareket sırasında ve sonrasında eklemde ağrı,
* Hava değişiminden önce veya hava değişimi sırasında eklemde rahatsızlık,
* Eklemde şişme ve esneklik kaybı,
* Parmak ucu üzerinde kemiksel şişkinlikler oluşabilir. Benzer şişkinlikler parmağın orta ekleminde de ortaya çıkabilir.

En önemli şikayet ağrıdır. Ağrı sızı tarzında ve tutulan eklemde hissedilir. Ağrı hastalığın başlangıç döneminde hareketle artar ve istirahatle azalır. Hastalık ilerledikçe ağrı basit günlük aktiviteler sırasında bile sorun olabilir. Daha ileri dönemlerde gece uyku düzenini bozan sürekli ağrı oluşabilir. Eklemin hareket kabiliyeti kısıtlanabilir. Ağrının şiddeti her zaman sabit değildir. Hiçbir nedene bağlı olmaksızın iyi ve kötü günler hatta aylar olabilir. Bazı hastalar bunu hava durumuna bağlar ya da daha çok fiziksel aktivite ile ilişkili olduğunu düşünür.


Ağrı dışında eklemde şişlik, tutukluk, sertlik, krepitasyon (hareket ile eklemden gelen çıtırtı sesi), eklem hareketlerinde kısıtlanma, şekil bozukluğu olur ve sonunda sakatlık gelişebilir. Sabah tutukluğu ya da istirahat sonrası görülebilir. Sabah tutukluğu kısa sürelidir; 15-20 dakikayı geçmez.


Osteoartritte en sık tutulan eklemler dizlerdir. Hastalar diz çökme, merdiven inip çıkma, sandalyeye oturup kalkma sırasında zorluk yaşarlar. Dizde şişlik, sıvı birikmesi ve şekil bozukluğu olur.


Kalça Kireçlenmesinde Tanı Nasıl Konulur?
Bir ya da birkaç eklemde ağrının olması osteoartrit teşhisi için önemlidir. Fizik muayene, dizin direkt radyografisi (röntgen tetkiki) ve diğer eklem hastalıklarını dışlayarak tanı doğrulanır.

Osteoartritte kan (sedimentasyon, biyokimya, hemogram) ve idrar tetkikleri normaldir. Direkt grafi tanıda çok yararlıdır. Direkt grafide eklem yüzeyindeki hasara bağlı olarak kemikler arasındaki aralıkta daralma gözlenir. Aynı zamanda eklem kenarlarında osteoartritin varlığını gösteren “mahmuz” tarzında yeni kemik oluşumları (osteofitler) görülür.


Radyolojik bulgular ile hastalığın şiddeti orantılı olmayabilir.


Kalça Kireçlenmesinde Tedavi Yöntemi
Tıbbi Tedavi: Osteoartritin erken devrelerinde iseniz cerrahi olmayan tedaviler hastalığınızın ilerlemesini yavaşlatabilir,
* Kalçanızı fazla kullanmaktan kaçınınız.
* Düzenli fizik aktivite yapınız. Özellikle yüzmeKalça kireçlenmesi su aerobiğiKalça kireçlenmesi salon bisikleti adele kuvvetini korur ve eklem hareket açıklığının korunmasına yardımcı olur.
* Anti-romatizmalKalça kireçlenmesi anti-enflamatuar ilaçlar kulanılabilir.
* Geceleri yeterli derecede uyunmalıdır.
* Fazla kilolar varsa erilmelidir
* Baston kullanımı önerilirKalça kireçlenmesi

Cerrahi Tedavi:
Erken dönemlerde kalça artroskopisi hastalığın gelişimini yavaşlatabilir. Kalça artroskopisi dünyada çok az merkezde yapılmakta olup halen gelişme aşamasındadır ve sınırlı müdahale imkanına sahiptir. Proaaa öncesi cerrahilerden biri de osteotomilerdir. Osteotomi femur kemiğinin başının veya boynunun kesilerek yeniden yönlendirilmesidir. Bu yöntemle kalça eklemine binen yükler yeniden düzenlenmekte ve/veya eklemin sağlam yüzeyleri yük taşıyan bölgelere getirilmektedir. Bu yöntem total kalça proaaalerindeki ilerlemeler nedeni ile popüleritesi azalmakla birlikte bazı vakalarda eşsiz olanaklar sağlayabilmektedir, Kalça ekleminin femur başı bölümündeki küçük kıkırdak boşluklarında (özelllikle travmatik olanları) osteoatritin başlangıç dönemlerinde yapılan kıkırdak nakilleri kalça proaaai gereksinimini ileri yaşlara erteleyebilmektedir.
Kalça osteoartritinin radikal tedavisi total kalça proaaaidir.

Diz Kireçlenmesi Nedir?
Kireçlenme veya artrit diz eklem kıkırdağının parlak ve pürüzsüz yapısının bozulması ve eklemin fonksiyonlarının bozulmasıdır. Kireçlenmelerde kıkırdakla beraber menisküslerde yırtıklar, kemik çıkıntıların oluşumu da genellikle birlikte olur. Kireçlenen dizde ağrı başlar. Zaman içinde eklem hareketleri kısıtlanır ve kireçlenme ilerledikçe bacaklar eğrilmeye başlar.

Diz Kireçlenmesi Belirtileri
Eklemlerde ağrı ve tutukluk hastalığın ilk belirtisidir. Hastalık bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebilir. Bazen de hastalık belirtileri olduğu halde röntgen filmleri normal olabilir. Hastalık ilerledikçe eklem hareketleri kısıtlanır yürümek ve merdiven inmek-çıkmak zorlaşır. Bazen topallama olabilir. Eklemin düzeni bozulur, bacaklarda eğilmeler olabilir. Eklem içinde, dizin arkasında ve eklemin ön tarafında bursalarda iltihaplı şişkinlikler olabilir. İlerlemiş ve rehabilite edilmemiş dizlerde dizi doğrultmak, ya da bükmek zor ve ağrılı olabilir.

Diz Kireçlenmesi'nde Tanı Nasıl Konur?
Hastanın ifadesi, muayene ve röntgen filmleri genellikle yeterlidir. Bağlar ve menisküslerin durumunu değerlendirmek için MR gerekebilir.

Diz Kireçlenemsi Tedavi Yöntemleri
Kireçlenmede tedavi hastanın radyolojik bulgularına değil şikayetlerine yönelik planlanmalıdır. Hastanın ağrısını geçiren ve hayat standartını düzelten en basit tedavi en doğru tedavidir denilebilir.

Kilo verilmesi: Hastaların ideal kilolarına inmesi dize binen yükleri azalttığından hem hastalığın ilerlemesini azaltır hem de uygulanan tedavi yöntemlerinin etkinliğini ve süresini arttırır. Kilo verirken bir iyetisyen kontrolünde kilo verilmesi önerilir. Uygulanan diyetlerde uzun sürede yavaş kilo verilmesi önerilmektedir. Unutmayın ayda 1 kilo vererek 2 yılda 20 kilo zayıflayabilirsiniz. Kireçlenme gibi uzun dönemli bir hastalıkta buna zamanınız vardır.

65 yaş üzerinde diyet teorik olarak önerilmez. Ancak sıkı bir tıbbi kontrol altında çok yavaş kilo verdirilen diyetler kullanılabilir.

Egzersiz ve yürüyüş: Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli kriter ağrıdır. Yürüyüş sırasında ve sonrasında ağrı yapmayan mesafeleri her gün yürüyebilirsiniz. Ağrınız oluyorsa da kesinlikle zorlamayın.

Ağrı kriteri bütün sportif aktivitelerde geçerlidir. Örneğin dizinde kireçlenmesi olan kişiler ağrı yapmadığı sürece tenis, golf gibi sporları yapabilirler. Ağrı yaptığı zaman aktivitelerinin süresini azaltarak yapmaya devam edebilirler.

Eğer sportif bir aktivite yapmak istiyorsanız ya da yürüyüş yapamayacak kadar ağrınız varsa salon bisikletleri çok etkili bir egzersiz aletidir. Salon bisikletinizi seçerken klasik bisiklet modeli yerine pedalın oturma yerinin önünde olduğu modellerin seçilmesi hem daha ileri yaşlarda da kullanma olanağı verir hem de bel sorunları olasılığını azaltır.

Ağrı kesici ilaç tedavisi: İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol, aspirin gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları ( non- steroid antienflamatuar ilaçlar) iyi bir seçenektir ve bir çok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.

Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları: Bu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak menteşeleri yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyoluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyoluronk asit doğal olarak eklem sıvısının elementlerinden biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğeri üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok absorbsiyonu sağlar. Hyoluronik asit preparatlarının eklem içinde kıkırdak oluşumunu arttırdıkları iddia edilmektedir. Ancak bu konuda henüz kesin kanıtlar yoktur. Osteoartritte -kireçlenme- eklem içinde bu madde normal yoğunluğundan aşağı seviyelere iner.Bu sıvının enjeksiyonu diz osteoartritinde bir tedavi seçeneğidir.

Fizik tedavi ve Rehabilitasyon: Fizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. İlerleyen aşamalarda ise fizik tedavi etkisi azalır. Bazen çok uzun süreli fizik tedavi uygulamaları önerilmektedir. Biz İstanbul Ortopedi Grubu olarak 10 seans fizik tedaviye hiç yanıt yoksa veya son 5 seans fizik tedavi seansında düzelme konusunda ilerleme olmuyorsa fizik tedaviye son veriyoruz. Düzelme devam ettiği sürece fizik tedaviye devam ediyoruz.

Kireçlenmelerde artroskopik cerrahi: Dizde hafif-orta kireçlenmelerde başarılı sonuçlar alınabilen bir yöntemdir. Özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde (ön diz ağrılarına bakınız) artroskobik cerrahi ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

Artroskobik cerrahi de eklem içine küçük bir delikten bir kamera yerleştirilerek görüntü monitöre aktarılır. Sonrasında da operatör yine küçük bir delikten eklem içine sokulan değişik cerrahi aletlerle monitörden izleyerek operasyonu gerçekleştirir. Artroskobik cerrahide kullanılan cerrahi aletler kalem ucu büyüklüğündedir.

Kemik yönlendirme ameliyatları: Genç ve dizin iç yarısının daraldığı dış yarısının ise sağlıklı olduğu durumlarda yapılır. Kaval kemiğine yapılan bir açı değiştirme operasyonu bacağın yönü dışarı doğru değiştirilir. Böylece yürüme anında ağırlık içten dışa aktarılarak hastanın dizin sağlam dış yarısını kullanması sağlanır. Bu operasyon sonrası hastaların büyük kısmında 5-10 yıl rahat bir yaşam sağlanabilmektedir.

Diz protezi:
Dizde diğer tedavi yöntemlerine cevap vermeyen kireçlenmeler diz protezi ile tedavi edilir. Protez denince dizde eklem yapan üç kemiğin eklem yüzeylerinin kesilerek çıkarılması ve bu yüzeylerin metal ve plastik parçalar ile kaplanmasıdır.

Protez ilaç, diz içi enjeksiyon ve fizik tedaviye cevap vermeyen kireçlenmelerde diz artroskopisinden ve yönlendirme ameliyatlarından yarar görmeyeceği düşünülen ya da daha önce bu operasyonları geçirdikten sonra yakınmaları yineleyen hastalarda iyi bir seçenektir. Yukarıdaki alternatif tedavilere cevap yok ve diz sorunları hastanın hayat standartını bozuyorsa diz protezi gereklidir denebilir.