İrritabl Barsak Sendromu (spastik kolon)

İBS NEDİR?


İBS yapısal (organik) değil fonksiyonel bir bozukluk olarak değerlendirilir. Ağrı, şişkinlik ve dışkılama alışkanlığında bozukluk olan kişilerde yapılan tetkikler sonucunda herhangi bir organik bozukluk veya patolojik bulgu olmaması genellikle IBS’yi düşündürür. Bu nedenle hekime ayrıntılı bilgi vererek şikayetleri dile getirmek teşhisi oldukça kolaylaştıran bir yoldur.


İBS, daha sonra ciddi rahatsızlıklara dönüşme (kanser, vb) gibi bir risk taşımamakla beraber, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemektedir. Çok sık görülen bir rahatsızlık olmasına rağmen, hekime başvurmadan, bunu bir yaşam biçimi olarak kabul edenlerin sayısı oldukça fazladır. Oysa IBS hastaları belirtiler nedeniyle işe-okula gidememe, sosyal yaşantılarına ara verme-erteleme, tatillerini yarıda bırakma gibi sorunları çok sık yaşarlar.

  

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre IBS soğuk algınlığından sonra işe-okula gidememe nedenleri arasında ikinci sırada yer almaktadır. Ayrıca yine yapılan bir çalışmada IBS hastalarının yaşam kalitelerinin ileri düzeyde böbrek yetmezliği hastaları kadar bozulmuş olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle rahatsızlıkları dile getirmek ve bir hekime başvurmak çok önemlidir.

İBS, tüm toplumlarda ve her 2 cinste de görülmektedir. Daha önce yapılan açıklamalarda kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğü iddia edilse de son yapılan çalışmalarda erkeklerde görülme sıklığının az olmasının sebebinin, şikayetleri nedeniyle hekime başvuran erkeklerin daha az olmasından kaynaklanabileceği açıklanmıştır. Rahatsızlıklar genel olarak 45 yaş öncesinde görülmeye başlar. Toplumda görülme sıklığı ortalama %10 olarak kabul edilebilir. Bu oranın gelişmiş ülkelerde daha fazla olduğu bilinmektedir. Ancak gelişmiş ülkelerde daha sık görülmesinin nedeni gerçekten hastalığın daha sık oluşu ile mi, yoksa kişilerin sağlıklarına daha çok önem vermeleri ve şikayetlerini daha iyi ifade etmeleri, ya da yaşam kalitelerinin yükselmesi ile mi ilgili olduğunu söylemek pek mümkün değildir. Ülkemizin değişik bölgelerinde yapılan çalışmalarda toplumdaki sıklığının %6.3-19.1 arasında olduğu sağlanmıştır. Ortalama olarak ülkemizdeki sıklığının batı toplumlarındakine benzer şekilde %10 olduğunu söyleyebiliriz.


İBS NEDENLERİ


Uzun yıllar yapılan araştırmalara rağmen IBS’nin nedeni tam olarak belirlenememiştir. Hastalarda yapılan tetkikler sonucunda organik olarak tamamen normal olunması, psikolojik, fizyolojik ve beslenme şeklinden kaynaklanan nedenlere bağlı olabileceğini düşündürmektedir. Kişiden kişiye şikayetlerin artma nedenleri farklılık gösterse de, sindirim sistemi ile ilgili bir bozukluk olduğundan, yiyecekler büyük önem taşımaktadır. Bununla beraber en sık görülen tetikleyiciler:


• Liften yetersiz beslenme
• Belirli yiyeceklere karşı hassasiyet ( Yiyecek İntoleransı)
• Stres
• Sigara
• Alkol
• Adet dönemi
• Öğün atlama ve birden çok yemek yeme
• Enfeksiyonlar
• Antibiyotik kullanımı ve diğer ilaçlar

Ayrıca genel hasta eğilimlerinden yola çıkarak mevsimsel değişiklikler, soğuk hava gibi nedenlerin de IBS belirtilerini tetiklediği öngörülebilir.

IBS BELİRTİLERİ


IBS
’nin en önemli belirtilerini 4 ana grupta toplayabiliriz. Bunlar:

• Karın Ağrısı: Künt bir ağrı şeklinde veya kramplar şeklinde oluşur. Ağrılar dalgalar halinde gelir gider. Genellikle yemeklerden sonra çok yoğun hissedilir. Gaz çıkarma veya tuvalet ihtiyacını giderme ile rahatlama hissedilir.

• Şişkinlik: IBS hastaları, normal kişilere göre daha fazla gaz üretmeseler de gaz barsaktan çıkamadığı için rahatsızlık yaratır. Genellikle yemekten hemen sonra başlayarak gün boyunca barsaktan gürültülü sesler gelmesi, karın bölgesinde sıkışıklık ve giysilerin rahatsız etmesi gibi durumlar ile devam eder.



• Barsak Alışkanlığı Bozukluğu ( Kabızlık ve/veya İshal) : IBS hastalarında en sık görülen belirtilerdendir. Dışkı küçük, katı ve mukusla(barsak mukozasından salgılanan sümüksü bir madde) kaplı olabilir. Barsak duvarındaki mukus üreten bezler ağır hareket eden, saatlerce barsak içinde kalan küçük katı dışkı parçacıklarıyla uzun temas sonrasında aşırı uyarılır ve bu yüzden çok mukus salgılarlar. Bazen sadece mukus da çıkarılabilir.



• Şikayetlerin altında yatan organik bir sebebe rastlanmaması

Bunlar ile beraber görülebilecek diğer belirtiler ise şöyledir:

• Dışkılama sonrası ağrının azalması

• Dışkılama sayısında ya da dışkı kıvamında değişiklik

• Sık dışkılama isteği veya tam boşalmama hissi (tenesmus)

• Sık idrara çıkma ve acil idrar yapma ihtiyacı

• Bulantı

Ayrıca sindirim sistemi dışında da şikayetler olabilir:

• Disparöni (Cinsel ilişki sırasında ağrı)

• Dismenore ( Adet ağrısı)

• Sırt ve başağrısı

• Nefes darlığı, hırıltılı soluma

• Göğüste ağrı ve çarpıntı

• Yorgunluk / Halsizlik

• Sinirlilik hali


IBS TEDAVİSİ


IBS
’yi tamamen ortadan kaldırıcı bir tedavi yoktur. Ancak tedavi, belirtilerin şiddetini azaltmaya ve tekrarlamasını önlemeye yönelik olarak başarılı olmaktadır. Amaç hastaların günlük yaşamlarını sürdürmeleri ve yaşam kalitelerinin bozulmamasının sağlanmasıdır. Bu nedenle şikayetler olduğu dönemde hekim tarafından önerilen ilaçlar kullanılmalıdır.

Daha önceki yıllarda belirtilerin çok çeşitli olması nedeniyle her belirti için farklı ilaç kullanımı önerilebilmekteydi. Ancak günümüzde hem kabızlığı gidermeye hem de barsaklardaki aşırı duyarlılık ve şişkinlik hissini gidermeye yönelik olarak aynı ilaç kullanılabilmektedir. Bu tür bazı ilaçlarda etken madde olarak kullanılan Trimebutin, IBS belirtilerinin tümü ile başa çıkmada özellikle etkili olmaktadır.

İlaç tedavisinin yanında kişilerin özellikle yedikleri besinlere dikkat etmeleri de rahatsızlığı azaltıcı bir unsurdur. IBS hastalarına genellikle diyet önerilmez, zira diyetlerin hastalarda şişkinliği artırdığı veya strese yol açarak tetikleyici olduğu yönünde bazı inanışlar mevcuttur. Cambridge Addenbrooke Hastanesi’nde yiyecek intoleransı(hassasiyeti) olan hastalar üzerinde yapılan araştırmada IBS hastalarında şikayetleri özellikle artıran bazı yiyecekler saptanmıştır. Bunlar sırasıyla buğday, mısır, süt, peynir, yulaf, kahve, çavdar, yumurta, çay ve narenciyedir. Bu yiyeceklerden uzak durmak hastalığın tedavisini kolaylaştıracaktır. Elbette en önemli tetikleyicilerden biri olan stres ile başa çıkmaya çalışmak da kişilere fayda getirecektir.


Rahatsızlığınızı Artırdığını Düşündüğünüz Yiyeceklerden Uzak Durun

IBS hastalarının kişiden kişiye değişmekle beraber bazı yiyeceklere hassasiyet gösterdiği gözlenmiştir. Bu nedenle rahatsızlığınızı arttırdığını düşündüğünüz yiyecekleri belirleyerek bu yiyeceklerden uzak durmaya çalışmak yarar getirecektir. Eğer henüz böyle bir tespitiniz yoksa rahatsızlığınızın başladığı zamanlarda hangi yiyecekleri tüketmiş olduğunuzu not ederek bir süre sonra, bu yiyecekleri belirleyebilirsiniz. Ancak doktorunuza danışmadan özellikle ana gıdaları kesmek vücudunuzu güçsüz bırakabileceğinden, elde ettiğiniz sonuçları doktorunuzla paylaşmakta fayda vardır.




Sık sık ama az yiyin

Sindirim sisteminizi büyük ana yemekler ile yormak yerine sık sık ama az yemeye gayret gösterebilirsiniz. Böylece 3 ana öğün ile çok yemek yerine, öğünleri bölerek tüm güne yayabilirsiniz. Bu öğünlerden sonuncusu olan akşam yemeği en hafif öğün olmalıdır. Ayrıca yemeği uyku saatinden birkaç saat önce yemek rahatlatıcı bir unsurdur.


Düzenli Yemek Yiyin

Yemek saatlerinin düzenlenmesi ve öğün atlamadan beslenmek barsakların düzenli çalışmasını sağlar. Özellikle kahvaltı, barsaklarınızı çalışmak üzere uyaran önemli bir öğündür. Bu nedenle bir meyva veya küçük bir sandviç ile bu öğünde mutlaka birşeyler yenmesi gerekir.


Bol Su İçin

Su, kabızlığı önlemede oldukça etkilidir. Ayrıca IBS’ li hastaların sık sık yaşadığı ishal de sıvı kaybını artırır. Bu nedenle günde en az 8-10 bardak su içerek sindirime yardımcı olabilirsiniz.


Gaz Yapan Yiyecekleri Az Tüketin

Özellikle yoğun gaz şikayeti olan hastaların, baklagilleri, fasulye, bezelye, nohut, vb yiyecekleri daha az tüketmesi bu şikayetin azalmasını sağlayacaktır.



Daha Çok Egzersiz Yapın

Egzersiz yapmanın IBS belirtileri üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Bu nedenle mümkün olduğunca hareketi artırarak , yürüyüş, hafif koşular, yüzme gibi aktivitelere zaman ayırmanız hem belirtileri azaltacak hem de sağlıklı yaşam dengenizi korumanıza yardımcı olacaktır.


Sigarayı Bırakmaya Çalışın

Sigaranın, diğer pek çok zararları ile beraber sindirim sistemi üzerinde de olumsuz etkileri vardır. Bu nedenle eğer sigara kullanıyorsanız, en azından atak dönemlerinde azaltmak hayatınızı kolaylaştıracaktır.


Alkol alımında limitleri aşmamaya çalışın

Fazla alkol alımı barsakları olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle hafif alkollü içecekleri tercih etmek ve aşırıya kaçmamak gerekir.


Stresten uzak durmaya çalışın

Stres, artık yoğun günlük hayatın bir parçası haline geldiyse de küçük önlemler ile hayatımızdan uzaklaştırmamız gereken bir unsur olduğu tartışılmaz bir gerçek. Özellikle IBS’nin önemli tetikleyicileri arasında bulunan stresten uzak durmak için deneyebileceğiniz birkaç yöntem olabilir:


• Yemeklerinizi sakin ortamlarda, yavaş yavaş yiyin


• Stres ile başa çıkmanızı kolaylaştıracak yöntemler kullanın: Meditasyon, yoga veya en azından sevdiğiniz bir müzik eşliğinde aktivitelerinizi gerçekleştirme gibi...


• Masaj: Mümkünse tüm vücudunuza uygulanacak bir masaj ile rahatlayabilirsiniz. Ancak IBS ile ilgili belirtiler sırasında da karnınızı dairesel hareketler ile ovarak kendi kendinize masaj yapabilirsiniz. Belirtilerin azalması stresinizi de azaltacaktır.


Özellikle Tercih Edebileceğiniz Yiyecekler

• Meyve ve sebzeler (Narenciye hariç)

• Kepekli pirinç, pirinç unu

• Tahıllar

• Su

• Bitkisel çaylar

• Tavuk

• Balık

• Patates, patates unu

• Doğal yoğurt

• Ayçiçeği çekirdeği ve balkabağı çekirdeği, keten tohumu, susam

• Bol su



Kaçınmanız Gereken Yiyecek ve İçecekler

• Peynir

• Süt

• Kafein içeren içecekler ( Çay, kahve, kola)

• Çikolata

• Aşırı şekerli, çok yağlı, aşırı baharatlı ve mayalı yiyecekler

• Kırmızı et

• Kuru meyve

• Alkollü içecekler

• Suni tatlandırıcılı, diyet yiyecek ve içecekler

• Buğday ve elenmemiş buğday unundan yapılmış yiyecekler(beyaz ekmek, beyaz makarna, bisküviler,
kurabiyeler, kekler, börekler)